Kategori: Aycan Koç

İçindeki çocuk

Aycan Koç, aycankoc@hotmail.com

İnsan ruhu bağlanmaya muhtaç bir acizlikle yaşamaya ne zaman bu kadar bağlandı bilmiyorum. Hep böyleydi de ben mi kandırdım kendimi kısmını ise kestiremiyorum. Bilmediğim çok şey var şu hayatta. Mesela 4 milyar küsür yıldır dünyada olup biten hadisenin kaynağını bilmiyorum. Neden deliniyor ozon, neden tükeniyor soyu hayvanların bilmiyorum, neden sürüyor savaşlar, neden savaşmasak bile öldürüyoruz birbirimizi bilmiyorum. Bildiklerimi ise tekrar tekrar çıkarıp bakmadıkça unutuyorum. Dunya tarihince yaşanan soykırımları, öldürülen masumları, açlıkla sınanan çocukları, parayla semiren patronları unutuyorum. Bilmediklerime ekleniyor unuttuklarım da. Ama en çok bilmediğim yine de, insan ruhunun bağlanmakla ilgili takıntılı devinimi yine de. Biliyorum hep anlatacaksınız bana. Bir kısmınız Maslow’un piramidinden bahsedecek, ihtiyaçların hiyerarşik yükselişinden filan. Bir kısmınız ulvi uhrevi ve dahi ilahi bilinmezlikler sıralayacak belki. Bir kısmınız da doğanın değişmez varoluşunun altını çizecek. Ne diyeceğinizi biliyorum. Bilmediğim söyleyemeyecekleriniz oysa. Dile getiremeyecekleriniz. Başka bir deyişle, hisleriniz… Nasıldılar ve nasıl evrilttiniz onları? Evriltirken nasıl törpülediniz? Hayalperest çocukluklarınızı nasıl terbiye ettiniz? Bunları bilmiyorum. Ama kendimden bildiklerimden bilmediklerime uzanırken tutacağım gerçekliğin karanlığını az çok tahmin edebiliyorum.

Bir diyeceğim var benim!

Aycan Koç, aycankoc@hotmail.com

Belki çok şaşırtacak kimisini söyleyeceklerim; büyük bir aydınlanma, derin bir örselenme, apansız bir dönüşüm yaşayacaklar kim bilir. Zira aydınlanıp dönüşmenin, örselenip düşmenin, düştüğün yerden gürültüyle kalkıp tekrar yürümenin, yürüdüğün yolu daha önce kimse yürümemişçesine dillendirmenin zamanındayız şimdi biz. Sosyal medya hesaplarında mutluluklarımızı kusmanın vaktindeyiz. Düşüncelerimiz çok değerli, anılarımızı herkes görmeli, kanaatlerimiz ne kadar havalı olduğumuzun en büyük göstergesi!