Kategori: Toplum

“Sanayi 4.0’la beraber Siyaset 4.0 da gelmeli”

Irmak Akman, irmak@de-da-dergi.com

cem say2

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Cem Say ile seçimlerden iki gün önce Kanyon’da buluştuk. Geniş bir çerçevede yapay zeka uygulamalarını, bu uygulamaların hangi alanlarda hayatımızı nasıl değiştireceğini ve ülkemizin bu gelişmelere hazır olup olmadığını konuştuk.

Teknolojinin homosapiensle imtihanı: Tıp ve teknoloji

Canan Gündüz, canangunduzz@gmail.com

Canan gorsel
Görsel: Tolga Özasıl

“Tıp çok ilerledi. Eskiden böyle miydi?” Bizleri büyüten sözler acaba geçmişten bugüne ne kadar büyüdü? Doktorların sadece muayene ile tanı koyup tedavi ettiği, ölümlerin neredeyse hepsinin “kalp” kaynaklı olduğu dönemleri de biz görmedik tabii. Günümüzde ise, doktorların sadece muayene ile tanı koyabilme yetilerinin nispeten körelmesinin yanı sıra hem hukuki açıdan kendini korumak, hem de hastanın güvenini sağlamak amacıyla tetkiklerden yardım istememek neredeyse imkansız. Diğer yandan, tedavisi muhtemelen mümkün olmayan birtakım hastalıkların tanısı için ileri tetkik girdabında sürüklenen hastaların da ölümleri eninde sonunda herkes gibi “kalp” kaynaklı olmaya devam ediyor. Akademik merakın hastalığın önüne geçtiğini düşünen bazı hastalar hastaneye gitmemek için koşullarını zorlarken, bazı hastalar ise fazla sonuç odaklı buldukları doktorların alternatiflerini farklı kurumlarda araştırmaktan yorulmuyor. Uzay çağına geçecek olsak bile, malum kahramanlarımız, hastaların ve de sağlık çalışanlarının hâlâ eski sürüm “homosapiens” olmaları nedeniyle belli klişe söylemler ve davranışlar yeni nesillere aktarılmaya devam ediyor. Neyse ki, her şeye rağmen, teknolojik gelişmelerin önü kesilmiyor.

“Kadınların görünmez emeği başkalarının hesabına artı olarak kaydediliyor”

Irmak Akman, irmak@de-da-dergi.com

20 yıldır danışman ve eğitmen olarak Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nde çalışan Gülşah Seral’la derneğin faaliyetlerini, farklı alanlarda süregiden sorunları, kanunların uygulanıp uygulanmadığını ve çocuklarımızı toplumsal cinsiyet rollerinin etkisinden mümkün olduğunca bağımsız yetiştirebilmek için neler yapabileceğimizi konuştuk.

Avukatlar anlatıyor: Kadınlar haklarını alabiliyorlar mı?

Irmak Akman, irmak@de-da-dergi.com

Tarhan Hukuk Bürosu’ndan Avukat Olay Tarhan ile kadınların 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve aile hukuku çerçevesindeki haklarını, Güngör Hukuk Bürosu’ndan Avukat Gözde İşçi Güngör ile ise iş hukuku kapsamındaki haklarını konuştuk.

Ekolojik tarafta kriz var, ekonomik tarafta kriz var

Irmak Akman, irmak@de-da-dergi.com

Begum

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Begüm Özkaynak ile bu sayının dosya konusunu konuştuk. Ekonomik büyümeye dayanan sistem, büyüyen ekonomik eşitsizliğe ve çevre tahribatına çare bulamıyor gibi görünüyor. Bu sorunlara nasıl çözüm bulunabilir? Eğer mevcut sistem içinde bu sorunları çözmek mümkün değilse, nasıl bir sistem kurmak gerekir?

Hâkim kozmolojinin iflası

Çağdaş Dedeoğlu, ataydede@gmail.com

 

deda_NisanMayıs
Çizim: Elif Mercan

 

İnsan, doğayı durmaksızın dönüştürüyor. 1960’lardan bu yana, söz konusu dönüşümün ekosistemler üzerindeki yok edici etkisini önlemeye yönelik kitaplar, makaleler yazılıyor, uluslararası çapta oluşumlara gidiliyor, anlaşmalar yapılıyor. Tüm bunların öncelikle ekonomiye odaklanması ise tesadüf değil. Ne de olsa endüstriyel kapitalizm, oyunun kurallarını ziyadesiyle değiştirdi. Bu nedenle, ideolojik mücadelenin, ekonomik büyüme yanlıları ile, dünyamızın büyüme fetişini daha fazla göğüsleyemeyeceği fikriyle birlikte, ekonomik büyümenin gerek ekolojik gerekse sosyo-ekonomik adaletsizliği beraberinde getirdiğini savunanlar arasında devam ettiğini söylemek mümkün. Pratikte tarafları sınıflandırmak bu kadar kolay olmasa da, ekolojik sorunların kaynağını hakim ekonomik modelde görenler çoğunlukta. Bense bu yazıda meselenin başka bir boyutuna işaret etmek istiyorum; ekonomik modelin de içinden çıktığına inandığım bir boyuta. Bunu, kısaca, dinsel boyut olarak ifade etmeyi tercih ediyorum. Burada, peşinen belirtmem gerekir ki, din kavramını farklı ve biraz da geniş bir tanım çerçevesinde kullanacağım. Bu temelde, izleyen satırlarda, bugün karşı karşıya olduğumuz ekolojik sorunların, yüzyıllardır toplumlara yerleşmiş hakim kozmolojiden (evren hakkındaki görüşlerden) kaynaklanabileceğini göstermeyi umuyorum.