Kategori: Kültür

Murakami’nin düşündürdükleri

Özge Taylan, taylan.ozge@gmail.com

seda illustrasyon2
Çizim: Seda Sarhan

Haruki Murakami’nin yedi kısa öyküden oluşan Kadınsız Erkekler kitabını okurken, kadınların ikinci derecede olmaları, erkeğin algılarıyla tanımlanan kadının ve özellikle kitabın geneline hakim olan melankolinin, kadınlar tarafından erkeklere yaşatılan acının ele alınışının, kesinlikle maskulen olduğunu iddia edebiliriz. Öyküleri okudukça, Murakami, okuru geçmişteki ve günümüzdeki toplumsal cinsiyet rollerini düşünmeye itiyor.

Kadınlar, billboardlar ve gri zonlar üzerine…

Canan Gündüz, canangunduzz@gmail.com

seda illustrasyon
Çizim: Seda Sarhan

Bu yıl en iyi kadın oyuncu Oscar’ını Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri, 2017) filmindeki rolüyle Frances McDormand, Cannes Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü de Fatih Akın’ın Aus dem Nichts (In The Fade / Paramparça, 2017) filminin başrol oyuncusu Diane Kruger aldı. İki film de farklı festivallerde ve farklı kategorilerde pek çok ödül sahibi olmasına rağmen, ayrı ayrı iki güçlü kadın karakterin adalet arayışını anlatan filmlerin başrol oyuncularının başarılı performanslarının karşılık bulmuş olması beni ayrıca sevindirdi.

Bir Netflix yorumu: Çav Bella mı distopya mı?

Veysel Sönmez, veyselsonmez@sabanciuniv.edu

Gorsel2_veysel

Dijital dönüşüm ve hizmet sektörünün dijitalleşmesi son yıllarda en konuşulan konulardan biri haline geldi, öyle ki artık hayatımızın çok büyük bir bölümü ya akıllı telefonlara indirdiğimiz ya da bilgisayarlarda kullandığımız uygulama ve hizmetlerde geçiyor. Küresel uygulama (app) ekonomisinin 2021 yılında 6.3 trilyon dolar üzerinde bir değeri ve 3.4 milyar kullanıcı sayısını yakalaması bekleniyor [1]. Bu beklentinin ardında istenen hizmete ya da içeriğe kolay, hızlı ve düşük maliyetle erişebilme avantajı yatıyor. Düşük ücretler ödeyerek anında istediğiniz şarkıları istediğiniz kadar dinleyebiliyorsunuz, hemen hemen istediğiniz içeriği uzun süre aramadan bulabiliyorsunuz ya da bu içeriklere filmcehennemihdhadiizlesene.com gibi yüzlerce sayfada karşılaştığınız ve istenmeyen reklamlara maruz kalmadan ulaşabiliyorsunuz. Özellikle İngilizce’de binge-watching olarak geçen dizileri peş peşe izlemeyi çok seven biri olarak çıktığı andan itibaren Netflix de benim en sevdiğim ve kullandığım uygulamalardan bir tanesi oldu.

Kürklü Venüs üzerine

Ali Berk Perçiner,  aliberkperciner@gmail.com

Kurklu Venus

Kürklü Venüs oyununa gitmem tesadüf eseri oldu denilebilir. Mecidiyeköy civarında gördüğüm afişler aklıma mazoşizmin isim babası olan Leopold von Sacher-Masoch’un tartışmalı ve çıktığı zamanda Avrupa’daki edebiyat otoritelerini fena hâlde kızdıran romanını getirmişti. Ancak oyunun afişinden, orijinal eserin değil Amerikalı yazar David Ives’ın üst kurmaca tekniğiyle modern çağa uyarladığı hâlinin sahneye koyulacağı belliydi. 20 Ocak 2018 gecesi Artısahne’de oynanan oyun bu sezon içinde izlediğim en etkileyici oyundu.

Doppler olamayışlarımızın hikayesi

Canan Gündüz, canangunduzz@gmail.com

 

doppler_kitap_elestiri
Çizim: Elif Mercan

 

“İnsanların sorunu şu: Bir alanı doldurduktan sonra, artık insan diğerlerini görüyor, alanı değil. Büyük ve ıssız araziler, içlerinde bir ya da birkaç insan barındırıyorsa, büyük ve ıssız olmaktan çıkıyor. Bakışların neye dokunacağını insanlar tanımlıyor. İnsanların bakışları neredeyse her zaman diğerlerinin üzerinde. Böylelikle bu dünyada insanların, insan olmayanlardan daha önemli olduğu yanılsaması yaratılıyor. Irzına geçilmiş bir yanılsama. Belki de geyikler önemlidir? Belki en iyisini siz biliyorsunuzdur ama çok sabırlısınız. Tabii bazı şüphelerim var, kim bilir? Ama yine de insanlar olamaz. Buna inanmayı reddediyorum,” diyorum Bongo’ya.

Stalin’in ölümü üzerine

Ali Açıkgöz, aliacikgz@gmail.com

stalinin_olumu_afis

İnsanlara hakikati anlatacaksanız onları güldürmelisiniz; yoksa sizi öldürürler.”

Armando İannucci’nin 2017 sonunda gösterime giren Stalin’in Ölümü filmi bu sözü alıntılayarak başlasaydı herhalde şaşırmazdım. Siyasi hiciv (satir, taşlama) içeren filmleri hele bir de kara komedi öğeleri de içeriyorsa, belki de meslek hastalığı (siyaset bilimciyim) gereği sevmeye meyilliyim. Stalin’in Ölümü’nü de bir süredir izlemek istiyordum; temelde komik bir film olacağını beklemekteydim; ama bu kadarını hayal dahi edememiştim. Bu noktada bir uyarı yapmam gerekiyor: Film gerçekten karanlık ve izleyeni çıldırtırcasına korkunç. Üstelik de bütün sevimliliğine ve güzelliğine rağmen! Yani bu herkese göre bir film değil.

Perdenin arkasından önüne korku halleri

Canan Gündüz, canangunduzz@gmail.com

canan cmyk
Çizim: Elif Mercan

Korku, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde, gerçek ya da beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, yürek ve solunum hızlanması gibi belirtileri olan, ya da daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu olarak tanımlanmaktadır. Tanımı bile bu kadar karışık olup, tehlike, güvensizlik, acı, kaygı, heyecan gibi kavramları bir araya getiren bu duygunun mutfağının da tıbben karmaşık olması kaçınılmaz.