Kategori: Kadın

Erkeklik meselesi

Miray Özkan, mirayozkan@gmail.com

img-323121634-0001
Çizim: Pınar Dönmez

Bilmiyorum siz nasıl deneyimliyorsunuz fakat son yıllarda eşimizin dostumuzun davranışlarındaki değişimler ve sokaktaki çılgınlık düzeyi bana epey dikkat çekici geliyor. Bu konuyla ilgili birkaç yazı yazıldı. Akıl ve duygu sağlığı ile ilgilenen uzmanlar, Türkiyemizdeki çıldırma düzeyini niteliksel ve niceliksel araştırmalarla gözler önüne koydu. Ben ise buradan yola çıkarak dünyadaki ruh bozucu ortamın erkeklik rollerini benimsemiş bireyler üzerine etkileri ile ilgili atıp tutmayı planlıyorum. Toplumun çeşitli kesimlerinden erkeklerin “kadınlık”, “analık”, “bacılık” hususlarında atıp tutmaları ya da akıl vermeleri bu kadar rahatsız ediciyken, “erkeklik” meselesi ile ilgili konuşmaya nasıl cüret ediyorum? Şöyle ki, ediyorum. Çünkü bence durum ciddi.

Reklamlar

Evdeki yabancı, yabancı ev

Irmak Akman, irmak@de-da-dergi.com

image1
Çizim: Nevin Öztürk – Instagram: @paperboatart

Birkaç yıl önce gazetelerde ünlü bir iş adamının, beş yaşındaki kızına bakan Özbek bakıcıyı darp ettiğiyle ilgili haberler çıkmıştı. Bakıcının kendi ifadesine göre işverenleri gelmeleri gereken saatten daha geç geleceklerini haber vermiş, o da bir arkadaşıyla buluşup ona borcunu ödemek zorunda olduğu için çocuğu alıp Fikirtepe’ye götürmüş. Bu sırada aileye haber vermemiş, aile de çocuklarının kaçırıldığını düşünüp paniğe kapılmış. Bakıcı çocukla beraber eve döndüğünde de baba bakıcıyı (demir çubukla) darp etmiş. Haberde kadıncağızın sargılar içinde bir de fotoğrafı vardı.

Kreşte ilk gün

Bahar Dölen Eşin, bahar.esin@yahoo.com

Bugüne kadar çeşitli kreş hikayelerine tanıklık etmişliğim vardır. Genelde de hep aynı girizgahla başlanır bu konu anlatılmaya: Huzura ve rahata kavuşmana sayılı adımlar kaldı… Kendimi, bu söylemin gerçekliğine o kadar hazırlamışım ki, kreşin ilk günü ayaklarım adeta hayallerin sarhoşluğundan yerden kesilmişti, günün sonunda ise bir anda patlayan balonun parçacıklarının etrafa umarsızca saçılışına tanıklık ettim.

Şehir planlama eğitiminde “toplumsal cinsiyet”in yeri

Melis Oğuz, meloguz@gmail.com

Kentsel planlama ve yönetim, 21. yüzyılın acil kentsel sorunlarının çözümünde gerekli olduğu kadar, güncel planlama uygulamalarının, yeni yüzyılın zorluklarına ayak uydurmakta başarısız olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun da en önemli sebeplerinden birisi planlama eğitiminin 21. Yüzyılın gereksinimlerine yetişememesi ile ilgili. Birçok planlama okulu, akademik personel, bilgisayar, kütüphane materyalleri ve stüdyo alanlarını, çalışmalarını etkili bir şekilde yürütmek için kullanmaktan yoksun durumda.

Bir araştırmanın biyografisi: “Göçmen kadınların kentsel hareketlilikleri üzerine bir vaka çalışması” güncesinden

DSC_9116
Fotoğraf: Görkem Güngör

Melis Oğuz, meloguz@gmail.com

Bir sorunun, bir heyecanın, bir kişinin, bir kitabın hayatınızı nasıl değiştirebileceği, rüzgarın yönünü nereye çevirip sizi nerelere ulaştıracağı bazen sayfalarca anlatmak istediğiniz bir hikayeye dönüşüyor. Benim hikayem ise on sene önce başlamıştı. Şimdi bu derginin oluşmasına imkan veren ve bizleri bir araya getiren hayalinin peşinden koşan Irmak Akman ile o zaman tanışma fırsatımız olmamıştı, ama başka bir coğrafyanın başkentinde hayatlarımıza şekil vermeye çalışıyorduk hepimiz.

Sahneye olan düşkünlüğümden midir bilinmez, onca toyluğuma rağmen bir cesaret ile, o seneki Dünya Şehircilik Günü Kolokyumu için bir bildiri hazırlamak istedim. Çok sevgili arkadaşım ve meslektaşım Neslihan Atatimur’u da bu fikre ısıtmam çok zamanımı almadı; keza birlikte bir şeyler yapmaktan hep zevk aldık.