Bağışlarla gelen huzur(suzluk): Boyfriend jean’ler ve yoksullar

Çağrı Yalkın, cagri.yalkin@brunel.ac.uk

Antropolog Andrew Brooks, “Clothing poverty: the Hidden World of Fast-Fashion and Second-hand Clothes” (Yoksulluğu Giydirmek: Hızlı Moda ve İkinci El Kıyafetlerin Saklı Dünyası) isimli kitabında sanılanın aksine “yoksulları giydirmeliyiz, onlara kıyafetlerimizi bağışlamalıyız” demiyor. Yıllar süren bir antropolojik saha çalışması sonunda, masumane bir şekilde özellikle İngiltere ve Kuzey Amerika’da derneklere, hayır kurumlarına bağışladığımız kotların (jean’lerin) nasıl olup da Afrika’da yoksullara satıldığını anlatıyor.

Hikaye epeyce çirkin ve çetrefilli. Neden bizden daha şanssızlara yarayacağını düşündüğümüz kıyafetlerimiz yoksullara verilmiyor da satılıyor? Nedeni ne olabilir sizce? Kirli K kelimesi. Veya kirli N kelimesi. İster küresel kapitalizm diyelim istersek neo-liberalizm, bağışlarımızı iki gün vitrinlerinde beklettikten sonra tarlaların ortasında bir sayım/ayırım atölyesine gönderip kilo başına fiyat biçtirten, oradan da bunları balyalar hainde Afrika’ya “satan” hayır kurumları yaratan bir düzen, kime ne şekilde iyilik güzellik sağlıyor olabilir? Peki ya Oxfam’ın bağış yapmamız için kolay ulaşılabilir noktalara yerleştirdiği konteynerlerden o bağışları toplama kontratı alan ara şirketler? Yoksullukla mücadelenin neresine düşüyorlar?

Bu çirkin ticaretin en büyük oyuncularından biri İngiltere’deki Oxfam. Moritanya’da sıpa evlat edinin, Zambia’da ağaç evlat edinin diye bağışlar toplayan ve sözümona yoksulluğu azaltmaya/yok etmeye niyetli bir kurum. Bazı yoksullar diğerlerine göre daha mı yoksul ki bazı yoksullara değeri yüksek bağışlar satılarak daha yoksullar doyurulmaya çalışılıyor? Bu ticaret kime ne kazandırıyor? Oxfam’a istediği gibi kullanabileceği “bağış” parası, Oxfam’dan balyaları alan aracı şirkete komisyon. Buradan faydalanan yoksul sayısı? Sıfır.

Peki nasıl oluyor da örneğin Çin gelişirken Afrika gelişemiyor, kendi giysilerini üretemiyor ve en iyi ihtimalle boğaz tokluğuna üretilen bu kıyafetleri bizler giyip yorulduktan sonra onlara satıyoruz? Kalkınma ekonomisti Cambridge Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ha-Joon Chang’ın da belirttiği üzere, batılı sömürgeci imparatorluklar yıllarca korumacı politikalarla kendi kalkınmalarını sağladı. Hindistan’da ve Afrika ülkelerinde yerel üretimi sıfırlayarak ve hammaddeleri kendi ülkelerine taşıyarak bu ülkelerdeki kalkınmayı durdurdular, bu ülkeleri yoksullaştırdılar. Buna karşılık, bu ülkelerden korumacı politikaları bırakmalarını istediler. Peki neden Çin varolabildi ve Afrika ükeleri bu oyunda varolamadı? Çünkü sevelim sevmeyelim Çin’de Mao’nun zoruyla da olsa Afrika’ya göre daha nitelikli bir işgücü yaratılmıştı ve Çin kendi korumacılığını kendi istediği hızda azalttı, Afrika kıtası gibi IMF ve Dünya Bankası’nın istekleri doğrultusunda değil. Bu da, gelişim ve fakirlik seviyesinde giderek artan farklar yaratmaya devam ediyor. Çin, jean üretimiye Batı’ya yeni ürün sağlarken, bir yandan da Afrika’nın Batı’ya bağımlı hale gelmesine ve yoksulların bile Batı’dan Çin’de üretilen jean’leri almak zorunda kalmasına katkıda bulunuyor.

Öte yandan, doğumu bile fenalıklarla dolu olan kotun, ölümünün kirli olmasına şaşırmıyoruz. Bir kere “beyaz altın” olarak bilinen pamuğu üretmek su yoğunluklu çalışma gerektiriyor, dünyaya çektirdiğimiz işkencenin ağır olanlarından yani. Bir kilo pamuk için 11,200 litre su gerekirken pirinç için gereken miktar 3,000 litre civarında, buğday içinse 1,300 litre civarında. Kahve, dana eti ve deri gibi diğer küresel tüketim arzusu nesnelerine benzer şekilde, bu 10 dolarla 2000 dolar arası fiyatlarda gezinen arzu nesnesi, su-yoğun üretilebiliyor ve pamuk, aksi gibi suyun az olduğu coğrafyalarda yetiştiriliyor. O boyfriend jean’ler, skinny’lerin fiyatı sadece etikette değil yani. Bunları okudun da ne yaptın diyeceksiniz. Ne yaptım, önce Oxfam’a gitmemeye başladım, bağışlarımı hangi yoksula kaç paraya satacaklarını hesaplayıp huzursuzlanmaktan daha kolay. Sonra kaç tane jean’im olduğunu saydım ve çok utandım. Afrika’da su bulunamazken, benim gardrobumda yüz binlerce litre su var.

Kaynakça

Brooks, A., 2015. Clothing Poverty. University of Chicago Press Economics Books.

Chang, H.J., 2008. Bad Samaritans: The guilty secrets of rich nations and the threat to global prosperity. Random House.

Chang, H.J., 2012. 23 things they don’t tell you about capitalism. Bloomsbury Publishing USA.

Reklamlar