Kürklü Venüs üzerine

Ali Berk Perçiner,  aliberkperciner@gmail.com

Kurklu Venus

Kürklü Venüs oyununa gitmem tesadüf eseri oldu denilebilir. Mecidiyeköy civarında gördüğüm afişler aklıma mazoşizmin isim babası olan Leopold von Sacher-Masoch’un tartışmalı ve çıktığı zamanda Avrupa’daki edebiyat otoritelerini fena hâlde kızdıran romanını getirmişti. Ancak oyunun afişinden, orijinal eserin değil Amerikalı yazar David Ives’ın üst kurmaca tekniğiyle modern çağa uyarladığı hâlinin sahneye koyulacağı belliydi. 20 Ocak 2018 gecesi Artısahne’de oynanan oyun bu sezon içinde izlediğim en etkileyici oyundu. Öncelikle oyunun metnini incelemek gerekir. Oyun yazar-yönetmen Thomas Novachek’in sahneye uyarladığı Kürklü Venüs oyununda oynayabilecek bir kadın oyuncu bulamayışından kaynaklanan sıkıntıyla başlar. Daha buralarda Novachek’in içindeki düşmanlık ve mizojinist düşünceler ortaya çıkmaktadır. Tam bu sırada içeriye oynayacağı karakterle aynı ismi taşıyan Vanda Jordan girer. Vanda oyunun başlarında basit ve biraz da salak gözükme çabası içindedir. Lakin ilerleyen dakikalarda Vanda manipülatif hareketleri ve gizemli tavrıyla Thomas’ı oyunun içine sürükleyecek ve onu travmalarıyla yüzleşmek zorunda bırakacaktır.

Oyun başından sonuna kadar imgelerle doluydu ve alt metni çok kuvvetliydi. Burada oyunu yöneten ve Thomas Novacheck karakterini canlandıran Ersin Umut Güler ile Vanda Jordan karakterini canlandıran Pervin Bağdat’ın etkileyici performanslarından bahsetmek gerekir. İki oyuncu de hem metni hazmetmiş hem de imgeleri yansıtabilmek için ön hazırlığını yapmış durumdaydı. Novacheck karakteri gerek mizojinist tavırları gerekse içindeki feminenliğiyle zamanın (ve bir açıdan da günümüzün) maço gözüken ancak kırılgan olan varlıklı erkeğini temsil etmekte. Vanda ise tutkuyu ve güzelliği temsil ediyor. Zaten oyunun sonunda kendisinin gerçekten Afrodit olduğunu görmemiz de bunun en büyük kanıtı.

Eser ismini Sandro Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu adlı tablosundan almakta. Buradan hareketle oyundaki “kadın” motifini inceleyebiliriz. Novacheck ne kadar kadın düşmanı gibi gözükse de içten içe kadınları taparcasına sevmekte,benliğinin yok olmasını ve kadınların bir parçası olmayı hayal etmektedir. Bu durum küçükken teyzesinin onu bir dalla kırbaçlamasına bağlanarak psikanalitik bir tespit yapılabilir. Ancak olaya daha imgesel ve soyut bir pencereden bakarsak bu durum kadının gücünü, etkinliğini gösteriyor. Antik medeniyetlerin kadını devamlılık ve zenginlikle özdeşleştirmesi gibi Sacher-Masoch da kadını aidiyet duygusuyla özdeşleştirmiş. Buna örnek olarak oyunun sonlarında Novacheck’in Vanda’ya hizmet ederken sanki cinsel bir haz alıyormuşçasına hareketlerde bulunması gösterilebilir.

Oyun, türdeşlerinin aksine karmaşık bir imgelemin üzerine kurulmuş. Çünkü oyuncular bir değil iki karakteri birden canlandırıyor ve bu karakterlerin de imgelediği başka kavramlar var. Bu sebeptendir ki takibi zor ancak bir o kadar da keyifli bir oyun. Burada değinilmesi gereken nokta aslında Novacheck’in bu deneme sırasında canlandırdığı karakterin kendisinden çok farklı olmaması. İkisi de zamanın popüler kültüründen sıkılmış, buna rağmen o kültürden uzaklaşamayan, kalabalıklar içinde yalnız burjuva aydınını temsil etmekte. Bastırılmış duyguları bundan kaynaklanmakta.

Vanda karakterini ele alacak olursak enteresan ve alışılmadık bir manzarayla karşılaşıyoruz. İlk karşımıza çıktığında saf tavırlarına karşın gizemli havasını koruyor. Zaman ilerledikçe Novacheck ile bir kukla gibi oynuyor ve ona maiotik bir şekilde aslında ne kadar aciz olduğunu gösteriyordu. Vanda’nın çekimine dayanamayan Thomas kendini kaptırıp sırf Vanda öyle istedi diye sevgilisinden ayrılıyor.

Novacheck’in sahnelemeye çalıştığı oyunda da karakteri Afrodit ziyaret ediyordu. Seyirci bu durumu bir motif olarak yakalamışken aslında Vanda’nın Afrodit’in insan kılığındaki hali olduğunu öğrendiğinde bu durum bir “ön haberci” olarak beliriveriyor.

Kürklü Venüs bu sezon izleyebileceğiniz en enteresan ve en etkileyici oyunlardan bir tanesi. Gezici Tiyatro ekibinin sahnelediği oyun size farklı bir deneyim sunacak. Gerek dekoru, gerek metni ve oyunculuklarıyla türdeşleri arasından rahat bir şekilde sivriliyor. Eğer yakalayabilirseniz mutlaka izleyin derim.