Döviz piyasalarında neler oluyor?

Ozan Şakar, ozan_til@yahoo.com

img_2662
Fotoğraf: Irmak Akman

Türkiye’nin mali yapısı, istatistiklere baktığımızda, sağlam görünmekte. Bankaların bilançoları kuvvetli, geri ödenmeyen kredi tutarı oranı Avrupa’daki en düşük oranlardan; özel şirketlerin döviz borcu yüksek, ama çevrilebilir bir borç, sadece çevrilirken alacakları yeni borcun faizi yüksek olur; kamu borcu ise oldukça düşük. 2016 istikrarsız bir seneydi ama gene de ekonomik büyüme oranı yüzde 3-3,5 gibi fena sayılmayacak bir oranla kapanacak gibi görünüyor.

Döviz piyasasında ters giden şeyler var tabii, mesela turizmden döviz kaybı çok oldu. Yabancı yatırımlar hız kesti. Faiz oranları, açıklanan yüksek enflasyona bakınca, vergi kesintisi sonrası reel olarak negatif, bu da TL faizine yabancı yatırımcı çekemiyor. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not indirimi iyi olmadı. Rejim tartışmaları da belirsizlikleri yüksek tutuyor. Faizlerin arttırılması şart görünüyor, nitekim 24 Ocak’ta ufak da olsa bir artış yaşandı.

Ancak bütün bunlar bir süredir bilinen şeyler ve fiyatlanmasının piyasalar tarafından çoktan yapılmış olduğunu tahmin ediyorum. Geçmiş ekonomik verilere baktığımızda dolar kuru maksimum 3.40 seviyesinde olmalı. Bu kadar yükselmesinin büyük bir spekülatif saldırı neticesinde olduğunu düşünüyorum. Tahminim Ocak ayı başında Londra-Tokyo piyasaları arasında kurulmuş koordineli ve devasa birkaç short pozisyon olabileceği (short etmek demek bir varlığın değerinin düşeceği üzerine finansal pozisyon almak demek). Aynı sırada da Türkiye hakkında abartılı sayılabilecek haberler pompalanıyor. Temel ekonomik veriler ile şu anki kur zayıflığını açıklamanın imkanı yok. Kısaca, kısa sürede yüksek kar elde etmek isteyen bazı fonlar piyasada at koşturuyor gibi görünüyor.

Benzer bir şey İngiltere için AB’den çıkma referandumu sonrasında da olmuştu. Algoritmik yatırım hesabı hatası falan bile demişlerdi, ancak orada da bir spekülasyon döndü gibi. Gerçi İngiltere hiçbir şey yapmadan bunu atlattı, İngiliz Merkez Bankası Başkanı büyü mü yaptı da sterlini kurtardı anlamadım. Şaka bir yana sterlin çok daha derin piyasa para birimi, spekülasyonlar anca bir yere kadar gidebilir zaten.

Döviz bir süre daha bu seviyede gidebilir. Yaşlı teyzeler bile dolar almaya başlamış. Valla yaşlı teyzelere kadar geldiyse durum, o kur varacağı yere varmıştır normalde; buradan anca aşağı iner. Olan yaşlı teyzelerin parasına olur.

Merkez Bankası’nın faiz arttırması şart. Sırf bu spekülasyonu geri püskürtmek için değil; şu anki belirsizlik ortamında reel faizlerin negatife düşmüş olması aklın almayacağı bir şey. Türkiye’nin dövize ihtiyacı var ve negatif faiz ile sermaye çekmek zor. Şu anki kur seviyesiyle bu sene enflasyon ciddi seviyede yükselebilir. Merkez Bankası’nın kanuni görevi fiyat istikrarıdır. Bu seneki enflasyon hedefi olan yüzde 7 oranını faiz arttırımı yapmadan tutturması çok zor. Kur bu seviyede seyrederse, büyük şirketleri bile zora sokacak, işsizliği arttıracak ve aynı anda enflasyon artışına sebep verecek bir stagflasyon durumuna girilebilir. Bu da iyi olmaz. Ülke ekonomisi dolar bazında zaten 2008-2016 arası durmuştu; bir 10 yıl daha durmayız umarım.

Yere düşenin üzerine çullanıyor işte böyle akbabalar – bazılarının dediği gibi yok etmek için değil; karınlarını doyurmak için. Mesele akbabaların çullanması değil, mesele yere düşmemek. Rasyonel ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden bir mali yönetime yönelinebilirse düşülen yerden kalkmak zor olmayacaktır diye düşünüyorum.

Reklamlar